Ufak ufak gezi notları – 1

Genel olarak Hamburg için önemli, kısa notlar verecek olsam da bu yazacaklarımın hemen hemen hepsinin gezdiğim Avrupa ülkelerinin çoğunda gözlemlediğimi belirtmek isterim. Belki bir sonraki seyahatinizde yol gösterici olabilirler.

O zaman başlayalım:


1. Bisiklet kullanımı ve bisikletlilere saygı

Avrupa’nın her yerinde bisiklet kullanımının çok yaygın olduğunu duymuşsunuzdur. Bilmiyorsanız da bundan sonra Avrupa için mutlaka göz önünde bulundurmanız gereken bir detay. Gelelim asıl mevzuya. Bisiklet kullanımının çok yaygın olması şehir planlamasında bisiklet yollarının da mutlaka göz önüne alındığını gösteriyor. Genelde hemen yaya yolunun kenarında farklı bir renkle belirtilmiş olan bu yollardan olabildiğince yürümemeye çalışın. Çünkü bu yollar çok aktif bir şekilde kullanılıyor. Eğer bu yolda yürüyorsanız bisikletlilerin vereceği ilk tepki: “Görmüyor musun koskoca bisiklet yolunu?” benzeri bir tepki olacaktır. Aman yapmayın, gözleriyle yerler. En kötü korna! 🙂


2. Sıra veya kuyruklarda dikkat

Bir sıradaysanız ve özellikle kurumsal ya da ciddi bir müessese içerisindeyseniz bulunduğunuz sıraya dikkat ederek başkalarının haklarını kesinlikle çiğnememeye çalışın. Aradan kaynar giderim gibi düşünmeyin. Cidden çok sinirlenebiliyorlar. Genel anlamda kendi haklarının mevzu bahsi olduğundaki gibi hemen hiddetlenebilirler, haberiniz olsun. Ayrıca sıra sizden önceki kişideyse o kişinin hemen arkasında beklemekten ziyade birkaç adım arkada olmaya çalışın. Uyarılabilirsiniz!


3.Birine bir şey ısmarlarken bir kez daha düşünün

Bir arkadaşınızla bir kafeye/markete gittiğinizi düşünelim. Hesap ödenecek ve siz arkadaşınızınkini de ödemek istediniz. İkinizde parayı çıkarttınız. “Kasiyer ne yapıyor bunlar?” diyerek ilginç bir bakış atabilir. Oradaki yaygın görüş herkes bir birey ve ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilir. Bu yüzden yanınızdaki arkadaşa soracaktır “sizin için uygun mu?” diye. İkinizde bu konuda çok ısrarcı olup kasiyeri daha fazla şaşkına çevirmeyin derim. Tabi ki bu dediklerim hiç ısmarlamayamazsınız anlamına gelmiyor. Sadece bu işi kasaya gelmeden arkadaşınızla aranızda anlaşarak halletmeye çalışın.


4.Otobüs ve tramvay biletleri kullanımı hakkında

Bilet makinelerinin kullanımıyla bilet görevlileri bir nebze de olsa aradan çıkarılmış durumda. Binerken veya inerken bunu sürekli sorgulayan birileri yok. Bundan yararlanıp ulaşım araçlarına ücretsiz binmeye kalkabilirsiniz. Evet itiraf ediyorum ben de yaptım :D. Fakat önerim yine de biletlerinizi yanınızda bulundurmanız yönünde. Yakalanmanız halinde ciddi bir para cezasına çarptırılabilirsiniz. Ayrıca bu cezanın sicile işlendiğini de duydum. Benden söylemesi, karar yine sizindir.


5.Trafik kuralları ve yayaya saygı ön planda

Trafik kuralları ve özellikle trafik ışıkları gerçekten 7’den 70’e herkesin dikkat ettiği bir öncelik. Yaya öncelikli şehir cümlelerini son zamanlarda daha çok duyar olduk ülkemizde. Bunu Avrupa’da direkt hissedeceksiniz. Motorlu taşıtlara yeşil ışık yansa bile yaya, yaya geçidinde adımını attığı an trafik gerçekten duruyor. Ve bu çok normal bir şey olarak algılanarak her iki tarafta birbirini anlayışla karşılıyor. Tabii ki çok abartmadıktan sonra. Ayrıca yol bomboş olsa bile yayaya kırmızı yanıyorsa yayalar genel olarak ışığın yine de yeşile dönmesini bekliyorlar. Görürseniz böyle bir insan topluluğu bunlar neyi bekliyor deyip şaşırmayın. Siz de bekleyin.

–Hamburg’dan bir örnek


6.Kendi alışveriş poşetlerinizi hazırlayın

Avrupa’da Coop, Lidl, Penny, Carrefour, Aldi gibi birçok market bulabilirsiniz. Bu markalar çoğaltılabilir daha fazla. Ama konumuz bu değil. Hangisine girerseniz girin alışveriş sonrasında kasiyerin size poşet vermesini beklemeyin. Eğer ürünleriniz okutulurken poşet alacağınızı belirtmediyseniz, böyle birşey olmayacak. Çünkü poşetler ne yazık ki ücretli. Marketlere gittiğinizde kendi poşetlerinizin ya da çantanızın olması bu açıdan çok önemli. Yoksa kasiyere başta belirttiğiniz takdirde cüzi bir ücrete poşetinizi okutup size verebilir. Orada böyle bir beklentiye girmemeniz gerektiğini düşündüğüm için belirtmek istedim.

–Supermarketlerin ülkelere göre yayılımı


7.Tuvaletler malesef çoğu yerde ücretli

Şehirde Avm’lerden tutun kafe/restoranlara kadar bir çoğunun tuvaleti ücretli. Bazı yerlerde bu ücret gerçekten çok pahalı olabiliyor. Ayrıca her kafe yada restoranın kendi tuvaleti vardır diye düşünmeyin, bazılarının ne yazık ki yok. İstisnai bir durum olarak Fransa’da sokaklarda ücretsiz tuvalet kabinlerinin bulunduğunu belirtmek isterim. Ücretsiz tuvalet bulursanız yüzünüzü yıkamak için de olsa kaçırmayın derim. Gerçekten çok değerli 🙂


8.Ertaftakilerden yol tarifi almada çekinmeyin

Genel anlamda gittiğiniz şehri bilmediğimizi düşünürsek yol tarifi hakkında yardım almak isteyebilirsiniz. Etraftaki insanlardan kolayca yardım alabilirsiniz. Gerçekten bu konuda çok yardımsever olabiliyorlar. Çok detaylı bir açıklama yapabilirler. Hatta bulamayacağınızı düşünürlerse de tutup götürebilirler. Bu konu da beni kazanmış durumdalar. Çekinmeyin, nazikçe sorun devamı gelecektir elbet. Ayrıca başka bir yazımda daha detaylı belirteceğim ama bu konu açılmışken buraya da not düşmek istiyorum. Yol bulma konusunda Avrupa’daki eliniz ayağınız olacak “maps.me” çevrimdışı harita uygulamasını (Link) telefonunuza indirebilirsiniz.  Hayat kurtarır, demedi demeyin.


9.Şehiriçi ulaşımda demiryollarının önemi

Hemen hemen büyük turistik her Avrupa şehri için geçerli bir durum: Geniş bir demiryolu ağına sahip olmak. Gerçekten çok yaygın bir şekilde kullanılan tramvaylar, metrolar vb. taşıtlar en ücra yerlere bile ulaşmanızı kolaylaştırabilirler. Öncelikle indiğinizde sistemin nasıl işlediği ve hatlar hakkında insanlardan, panolardan bilgi toplamaya çalışın. En baştaki o zorluğu attıktan sonra ulaşımda ilk önceliğiniz olacaktır. Bol bol gezin.


10.Kilitli bagaj emanet dolapları

Birkaç günlüğüne seyahat ediyorsanız ve elinizde bagajlarınızı gezdirmek istemiyorsanız gar, istasyon vb. yerlerde bulabileceğiniz kilitlenebilir dolaplar sayesinde eşyalarınızı güvenli bir şekilde dolaplara yerleştirip gezinize devam edebilirsiniz. Bu dolapların ücretleri bazı yerlerde saatlik iken bazı yerlerde ise Hamburg’da olduğu gibi 24 saatliği 4 ile 6 Euro arasında değişebiliyor. Çalışma mekanizmaları genellikle eşyaları yerleştir, parayı at, dolabı kilitle ve anahtarını al şeklindedir. 24 saati geçtiği takdirde eşyalarınızı almaya geldiğinizde bir yükleme daha yapmanız gerekiyor. Viyana’da karşılaştığım dolaplar da ise eşyalarınızı kilitledikten sonra almaya geldiğinizde ödemeniz gereken ücret dolapların küçük dijital ekranında beliriyor. Onu ödeyip şifrenizi girdikten sonra dolabınız açılıyor. Kısacası bu dolapların çok yararını görebilirsiniz. Avrupa’da çok sık kullanılan bu sistemde bazen ne yazık ki boş dolap bulamayabiliyorsunuz.

–Hamburg Hauptbahnhof Süd’deki dolaplar


Şimdilik bu kadar. Fırsat buldukça yeni yazılara ekleyeceğim. İyi yolculuklar.

Benzer İçerikler

Paylaş...

1376total visits,2visits today

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir